|

Merhaba adım Gülten..
Hani derler ya "Hayatım roman" işte benim hayatım da tam bir roman olur.. Annemle babam ben çok küçükken ayrıldılar.. Benden 17 ay büyük ablam Bahar’la birlikte mahkeme kararıyla annemde kaldık.. Babamı hayal mayal hatırlıyorum.. Annem, kısa süre sonra kendisiyle aynı yaşta bir adamla evlendi..
Annemin üvey babamdan da iki kızı oldu.. Dedikoduları umursamıyordu İlk başlarda her şey çok iyi görünüyordu. Üvey babamız sakin yapılı, evden işe işten eve gider gelirdi. Kendisine ait radyo televizyon tamirhanesi vardı. Geçim sıkıntımız yoktu. Annemle birbirlerini çok seviyor gibi görünüyorlardı.. Üvey babamın dükkanına gelen bazı kadınlarla yakınlaştığı söylentileri çıksa da annem dedikodulara kulak asmazdı.. Bazı geceler birlikte rakı içip şarkı türkü söylerlerdi.. Bacaklarımıza dokunuyordu Biz ortaokula başladığımızda üvey babamızın bize karşı tavırları değişmeye başladı.. Sık sık bizi kucağına oturtur. Seviyor bahanesi ile cinsel organını bize dokundururdu.. Annemiz "Korkmayın sizi o büyüttü ondan size zarar gelmez" diyerek eşine hep destek veriyordu.. Bu arada ikimizde okula devam edememiştik.
Bizi liseye yazdırmadılar.. Ablam konfeksiyona girmiş en azından eve para getirir olmuştu.. Biz büyüdükçe üvey babamızın bize karşı hal ve hareketleri iyice çekilmez oldu.. Geceleri üstümüzü kontrol etmek amacıyla odamıza giriyor bacaklarımıza dokunuyordu.. Ablamla birlikte annemize "Bir daha odamıza girmesin" diyecek olduk ama annemiz bizi tersledi.. Evlenirsem kurtulacaktım... Tacizler artmaya başlayınca ablamla ben yastığımızın altına bıçak saklamaya başladık.. Bu sırada üvey babamızın dükkanında 18-19 yaşlarında Zonguldaklı bir çırak işe başlamıştı.. Hoş bir çocuktu ve sevimliydi.. Üvey babamız ailesi memleketinde olduğu için zaman zaman Oktay’ı yani çırağını bize getirir salonda yatırırdı..
Oktay’dan hoşlanmaya başlamıştım. Onun da bana karşı davranışlarından benden hoşlandığını anlamıştım.. Sık sık yemek götürme para isteme gibi bahanelerle dükkana gidiyor Oktay’ı görüyordum.. Sonra birbirimize açıldık ve sevgili olduk.. Üvey babamın tacizlerinden Oktay’la evlenerek kurtulacağımı düşünüyordum. Ama Oktay, beş parasızdı ve bir eve bakacak durumu yoktu. Üstelik bir de askerlik sorunu vardı.. Tecavüzüne izin vermedim Bir gece annem ve üvey babam iyice içtiler. Annem zaten iki dublede kafayı buluyor hemen odaya gidip uyuyordu..
Ablam da o gece konfeksiyonda sabahlayacağından evde değildi. Ben erkenden odamıza gidip yattım. Bir süre sonra bir karaltının odaya girdiğini farkettim.. Üvey babam leş gibi içki kokarak başucuma geldi önce beni kızını sever gibi sevmeye başladı. Sonra elini sırtıma ve belime doğru kaydırınca kendimi geri çektim. Bana sesimi çıkarmamı yoksa beni de annemi de öldüreceğini söyledi.. Ancak tüm gücümle direndim ve bana tecavüz etmesine izin vermedim.. İmam nikahıyla evlendik... Artık o evde kalamazdım. Anneme söylesem yine bana inanmayacaktı..
Çünkü kocasına deli gibi aşıktı ve gözü hiç bir şeyi görmüyordu..Hemen Oktay’la buluşmaya gittim.. Gece başıma gelenleri anlattım. Oktay bana memleketine kaçmamızı tavsiye etti.. Başka çarem yoktu.. Hemen o akşam Harem’den bir otobüse binerek Zonguldak’a gittik.. Ailesi bir köyde oturuyordu.. Oktay benim yaşadıklarımı anlatınca annesi ve babası beni kabullendiler.. O gece eve çağırdıkları bir imam ile dini nikah kıydık.. Oktay’ı askere çağırdılar... Oktayların evi çok küçüktü.. Annesi babası o dönemde 16 yaşında olan erkek kardeşi ve ilkokula giden kız kardeşi vardı..
Bize evin yanında bir oda daha yaptılar ama odanın girişini evin dışından yaptılar.. Ben hemen hamile kalmıştım. Bir kızımız oldu.. Bu arada Oktay’ı askere çağırdılar.. Ben tek kişilik odamızda kızımla kalıyordum.. Bir gün çok şiddetli bir yağmur yağdı. Şimşek çakıyor, gök gürlüyordu. Ben ve küçük kızım çok korkuyorduk.. Bu, kadın cinsinin yapısıyla mı ilgili, yoksa öğrenilmiş bir şey mi? Büyük ölçüde öğrenilmiş şeylerin etkisi var. Bu kadar kolay kabul edildiğine göre genetik bazın olması ihtimali de yüksek. Kadınlar, radikal bir ortamda yetişiyor olsalardı inanıyorum ki erkeklere benzer bir resim çıkardı. Eşini, bekar veya evli biriyle aldatmak arasında fark var mı? Kocasının kendisinden daha genç yaşta bir kadınla birlikte olması kadında acıyı ciddi biçimde artırıyor. Kadın yaşlandığını, çirkin olduğunu düşünüyor.
Zaten bir seçim var ortada ve bir de kadın gençse teori gerçekleşmiş oluyor. Daha genç yaşta ve bekar olması kadının sıkıntısını artırıyor. Çünkü kadın, eşinin kendisini bırakacağını ve diğer kadına gideceğini düşünüyor. Eğer evli olursa korku biraz daha azalıyor. Aldatılma durumunda doğru strateji nedir? ‘Hayatta en büyük acı bir yakınını kaybetmektir’ denir. Ruhunuzun bir tarafı bilir ki 15 gün ya da 30 gün sonra bu acı hafifleyecektir. Çünkü doğduğumuzdan beri ölümlere tanık oluyoruz ve görüyoruz ki, insanlar bir müddet yasını tutuyor sonra denize, sinemaya gidiyor. Hayat bunu gerektirir. Tek bir duygudur ölüm acısı. Aldatma böyle bir şey değil. Karışık duygular işin içine gidiyor. Terk, dışlanma, hakaret, kızgınlık gibi çok sayıda sıkıntı veren duygu oluyor. Dışlanma ve onaylanmama, genetik mirası % 100 olan bir şey.
Çünkü 500 bin yıl önce, dışlanma olduğunda, yani annen seni reddettiğinde bu ölüm demekti. O tür devam etmiyordu. Dışlanmayan ve yapışanların soyu devam ediyordu. Makul bir süre içinde eşini sürekli bu nedenle suçluyorsan, bir türlü unutamıyorsan vs. travmayla uğraşan bir uzmana gitmekte fayda var.
Bu durumda iş kolaylaşır. Öbür türlü travma sonrası stres bozukluğu olur. Vietnam sendromu dediğimiz şey tam da bu. Yani Vietnam’da yıllar önce bomba yemesine karşın o stresi yaşayan ve atlatamayanların durumundan farkınız olmuyor. Diyelim ki deniz kazası geçirdiniz, denize giremiyorsunuz, uçak türbülansa kapıldı artık uçağa binemiyorsunuz, eşiniz sizi aldattı bir daha ona yaklaşamıyorsunuz...
BU
YAZILAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
|
|
KENDİ ALDATMA HİKAYENİ GÖNDERMEK İSTERMİSİN?
DUYURU
:
Aldatan Erkekler Bölümü Açıldı !
Sende Aldatma Hikayeni Bizimle
Paylaşmak İstermisin ?
Tıkla..
|
|