|
| |
| Zor erkekler daha mı cezbedici? |
|
|
Konu Yazarı : Ayakkabıkolik (Tüm yazılarını göster.)
(Mesaj Gönder)
Geçenlerde Kaya diye bir arkadaşımla Capacity’deki Chocolate’a gitmiştik. Sohbet ederken ikizim aradı (aslında çok yakın bir kız arkadaşım ama çok benzediğimiz için birbirimize ikiz diyoruz). Akşam bir çocukla buluşmuştu. Yemek, kahve, vs herşey çok güzeldi. Eve dönecekleri sırada çocuk, arkadaşlarıyla buluşacağını, aynı zamanda ikizimi de onlarla tanıştırmak istediğini ve arkadaşlarının Divan’nın sokağında arabada beklediklerini söyledikten sonra beraber kader anına yaklaşarak Cadde’de yürümeye başlamışlardı. Zaten olay da bundan sonra kopmuştu. İkizim diğer 2 arkadaşla tanıştıktan sonra bizim esas oğlan, arabada yer olmasına rağmen “haydi bin, seni de eve bırakalım “ dememiş veya en azından kızcağızı bir taksiye bindirip, eve gidince haber vermesini bile istememişti. Yalnızca basit bir görüşürüz, sıcak bir öpücük ve 2 arkadaşla beraber arabaya atlayıp, gecenin 12’sinde kızı sokağın ortasında yalnız bırakmıştı.
İkizim bana bunları anlatırken, ben de çocuğun ne kadar düşüncesiz, ne kadar kaba, ne kadar örf ve adet bilmez biri olduğundan, erkek dediğinin centilmen olması gerektiğinden, bir daha onunla görüşmemesinden filan bahsediyordum. Telefonu kapattıktan sonra arkadaşıma durumu anlatmaya başladım (ikizimle ortaokulda beraber okumuşlardı). Kaya da duruma şaşırmış ve benimle aynı tepkiyi vermişti. Sıra yorum yapmaya geldiğinde ise ne dese beğenirsiniz? Kaya’ya göre ikizim ona mesaj atacaktı. “Neden?” diye sorduğumdaysa “zor erkekler kadınları her zaman cezbeder, o yüzden kesin mesaj atacak” cevabını aldım. Tam da ben ikizimin asla öyle birşey yapmayacağından bahsederken kendisinden mesaj geldi “ikiz mesaj attım” yazıyordu ve devamında da attığı mesajı yazmıştı, gözlerime inanamadım. Neyse, alt tarafı çocuğa bir mesaj atmıştı, laf sokmuştu ve muhtemelen kestirip atacaktı, bu muhabbete de devam etmeyecekti diye düşünürken mesajların devamı geldi. Çocuğun verdiği her cevabı ve kendisinin de ona yazdıklarını tek tek forward ediyordu bana.
O anda Kaya’nın haklı olup olmadığına dair düşünceler üşüştü beynime. Gerçekten haklı mıydı? Gerçekten elde edilmesi zor erkekler bizi cezbediyor muydu? Ya da kolay elde ettiklerimize göre zor olanlar daha mı çok çekiyordu sadece? Peki bu sadece kadınlar için mi geçerliydi, erkeklere de zor kadınlar daha çekici geliyor muydu acaba? Kaya’nın söylediği (kibarca yazacağım) seven üzülür, üzen sevilir mantığının ta kendisiydi ve ben sadece kadınların bunun farkında olduğunu ve oyunu buna göre oynadıklarını zannederken, aslında erkeklerin de bunu içten içe benimsedikleri gerçeğiyle yüzyüze gelmiştim. Artık çoğu ilişki bunun gibi ufak tefek hesaplarla yaşanıyordu, küçük oyunlar, hatta bazen büyük oyunlar ilişkilerin vazgeçilmezi olmuşlardı. Ne kadar acı.
Bu konuşma üzerine eski aşkların (hatta sadece aşklar da değil, tüm ilişkiler, iş ilişkileri, aile ilişkileri, arkadaşlıklar) şimdikilerden çok daha saf, çok daha içten olduğuna tekrar karar verdim. Kim bilir, belki artık aşık bile olmuyorduk, olduğumuzu sanıyorduk sadece. Söylesenize hangimiz aşkın tanımını yapabiliyoruz bu devirde? Daha onun ne olduğunu bile bilmiyoruz ki aşık olup olup olmadığımızı anlayabilelim.
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
BU
YAZILAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
|
|
|
|
|