| |
| Neden dövme yaptırıyoruz? |
|
|
Konu Yazarı : Ayakkabıkolik (Tüm yazılarını göster.)
(Mesaj Gönder)
Geçen gün Çiğdem MSN’den mesaj attı. Bir dövme stüdyosunun basın danışmanlığını yapmaya başlamış ve gazetelere göndermek üzere bir bülten hazırlaması gerekiyormuş. Bana da “insanlar neden dövme yaptırır?” diye sorunca , basit bir desenin, birinin vücudunda yerini alabilmesi için birçok farklı sebep olabileceği geldi aklıma.
Benim dövmelerle ne alakam olduğunu merak edenler için küçük bir dipnot: 2003 senesinden, yani lise 2’den beri kurtulamadığım bir dövmem var (malesef).
Discovery Channel’ı izliyorsanız mutlaka Miami Ink programına rastlamışsınızdır. Benim dönüşümlü olarak izlediğim 3 kanaldan biridir kendisi, dolayısıyla da Miami Ink’in neredeyse bütün bölümlerini izledim. Neyse, izleyenler bilirler, aslında herkesin dövme yaptırmak için, kendilerine göre geçerli bir nedenleri var. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Travma sonrası dövmeleri:
Bu dövmeleri, ciddi bir travma (hastalık, ailevi bir sorun, çok çok üzücü herhangi bir olay) yaşamış olan kişiler yaptırıyorlar. Hepsinin ortak özellikleri ise bu yaşadıklarını atlatmış olmaları. Bunu atlattıklarını da kendilerine ve çevrelerindekilere, dövme yaptırarak ifade ediyorlar. Belki de bu, “bak bunu bile atlatmayı başardın, sen süpersin, sen harikasın” ya da “yeteri kadar üzüldün, daha fazla üzüntü yok, artık mutluluk zamanı” gibi düşüncelerin derinin altına işlenmiş hali olabilir. Bu dövmeler kesinlikle anlamlıdır, siz anlamasanız bile. Hatta bazıları size çok saçma bile gelebilir; kolunda Tweety olan, 40’ına yaklaşmış bir adam gördüğünüzde onu kesinlikle yadırgamayın ve yargılamayın. Bu, dinleyebileceğiniz en muhteşem hayat hikayesi (ya da lise çağlarından kalma aptal bir gençlik hatası) olabilir :o// Erkekler karmaşıktııııırrr!! Pufff, konumuz neden erkeklere geldi ki şimdi? Genel olarak insan ırkından bahsediyordum. Dağıtmadan devam edeyim ben...
2. "Bana bir değişiklik gerek” dövmeleri:
Bunlar da kişilerin vücutlarından sıkıldıkları ve onu değiştirmeye çalıştıkları zaman ortaya çıkan dövmelerdir. Ki genelde hep şu tez savunulur: “kişiler vücutlarından sıkıldıklarında dövme yaptırarak bir değişiklik yapmış olurlar” bla bla bla... Bu dövmeler genelde anlamsız, küçük desenlerle başlar. Sonrasında bir bakarsınız bütün sırtınız, kolunuz veya bacağınız dövmeyle kaplanmış.
3. “Ben güçlüyüm” dövmeleri:
Dövme yaptıran bir insanın en sık duyduğu soru nedir? Tabii ki “acıdı mı?”. Güç gösterisi yapan insanların dövmeleri genelde çok geniş alanlara yayılmakta veya hassas bölgelerde bulunmaktadır, hatta çoğunun da bir anlamı yoktur. Ne kadar incelerseniz inceleyin hiçbir sonuca varamazsınız. Bu dövmeler sadece tek bir amaca hizmet eder ;“ben güçlüyüm, bu dövme bile benim canımı acıtamadı ama seni bilemem” cevabını verebilmeye.
4. Bu benim vücudum dövmeleri:
Bazıları için dövme yaptırmak “bu benim vücudum, ona istediğimi yaparım” hatta “bak ne yaptırdım, çünkü bu benim vücudum, bunu sadece ben yaptırabilirim, sense ancak avcunu yalarsın” demenin bir yoludur. Bu tip dövmeler genelde daha ekstrem yerlerde bulunur; yüz, dil, dudak içi, saç dipleri, cinsel bölgeler, gözler (evet artık gözlerinin akına da yaptırıyorlar, ıykkk). Fakat siyah yoğunlukta olarak kol ve bacaklarda da kalın desenler veya komple kaplanmış halde görmeniz mümkün.
5. Özentilik dövmeleri
Teen ager dediğimiz gençlerin en büyük hatalarından biri! Aynen özentilikten sigaraya, alkole, uyuturucuya başlamaları gibi. Sırf yaptırmış olmak ve “heey, benim de bir dövmem var” diyebilmek için. Sanki yaptırmasalar toplum tarafından dışlanacaklarmış gibi...
6. Yaşam tarzı dövmeleri
Bunlar her zaman karşı tarafa mesajlar verir. Kişinin benimsediği bir motto vardır ve bunu gururla vücudunda taşır. Kıvanç Tatlıtuğ, Aşk-ı Memnu dizisinin sevgili Behlül’ünün kolundaki gibi “Only God can judge me” (beni yalnızca tanrı yargılayabilir).
7. Aşk ve sevgi dolu dövmeler
Bir sevgilinin, hayat arkadaşının, bir aile bireyinin ya da dostun, hatta bazen evcil hayvanların, onları seven insanların vücuduna aktarılmasıdır. Kimisi resmini yaptırır dövme olarak, kimisi adını yazdırır ki aslında çok risklidir çünkü siz birini çok sevseniz bile, sevildiğinizden ve dolayısıyla da o kişinin ilerleyen zamanlarda sizi üzüp üzmeyeceğinden asla emin olamazsınız. En kötü kısmı da o kişi tarafından üzülürseniz yapacağınız ilk iş o lanet dövmeden nasıl kurtulabileceğinizi araştırmak olur.
8. İnanç dövmeleri / Dini dövmeler de diyebiliriz (Bu arada dilimizdeki inceltme (^) işaretinin kaldırılması ne kadar kötü oldu.)
Fazla açıklamaya gerek yok sanırım. Hepimiz, vücutlarının muhtelif yerlerinde yahudi yıldızları, haçlar, İsa porteleri veya İncil’den alıntılar olan insanları görmüşüzdür.
9. “Dövmem beni anlatır” dövmeleri
Aslında şimdiye kadar yazdıklarıma bakarsak böyle bir kategoriye hiç gerek yok, çünkü biraz dövme okumayı biliyorsanız kimin, neyi, neden yaptırdığını ve nasıl bir karakteri olabileceği hakkında az da olsa fikir sahibi olabilirsiniz. Ama özellikle etraflarına karakterleri ile ilgili mesajlar vermek isteyenler yok mu? Tabii ki var. Bu da, nedenler arasına böyle bir madde daha eklememe sebep oldu. Örneğin; “Chemically imbalanced” (dengesizlik kimyasında var) yazdıran bir adam sizce ne mesaj vermek istiyor olabilir? Kesinlikle “ben tam bir dengesizim, her konuda, benden ne iyi bir arkadaş olur ne de iyi bir sevgili, muhtemelen seni çok üzerim, al işte dövmemi de gördün, sonra söylemedi deme!” demektir. Yerinizde olsam uzak dururdum.
10. “Ben farklıyım” dövmeleri
Kısaca açıklamak gerekirse, 4 numaralı nedenle oldukça benzerlik gösterirler. Birilerine birşeyler kanıtlama çabasıdır. “Ben sizin gibi değilim, ben sizden farklıyım”ın deri altına işlenmiş halidir.
Aslında daha pek çok neden var ama internet üzerinde uzun yazı okumanın ne kadar sıkıcı olduğunu bildiğimden (aslında bu yazı bile fazlasıyla uzun oldu) daha fazla uzatmamaya karar verdim. Belki ilerleyen zaman içinde devamını yazarım.
Şimdi, benim bu kategorilerden hangisine ait olduğumu merak ediyorsunuzdur mutlaka. Hemen söyleyeyim; benimki, 4, 5 ve 10 numaralı nedenlerin karışımı. İlk dövmesini 17 yaşında, genç bir kızken yaptıran biri olarak en geçerli nedenlere sahiptim. Özellikle o yaşlarda arkadaşlarınızın arasında ilk dövme sahibi olan sizseniz, bundan aldığınız keyif bambaşka oluyor ama malesef bu keyif fazla uzun sürmüyor. Şu anda, neredeyse 24 yaşında bir kadın olarak en geçerli pişmanlık nedenim oldu kendisi (dövme hikayem için ayrıca bir yazı yazmaya karar verdim).
Küçük bir tavsiye; dövme yaptırmaya karar verdiğiniz zaman, bunu sadece kendiniz için yaptırdığınızdan ve doğru bir seçim yaptığınızdan kesinlikle emin olun. Eğer bu iki unsurdan herhangi birinde kararsızlık yaşıyorsanız, bir süre için hint kınası veya hani şu arkası ıslatılarak yapılan geçici dövmelerle idare edebilirsiniz, en azından hevesinizi almanızı sağlar. Aksi takdirde ilk yaptırdığınız zamanlarda, hani hevesiniz geçene kadar size çok mutlu ve dünyanın en önemli insanıymışsınız, herkes size gıptayla bakıyormuş gibi hissettiren o basit desen/yazı/resim, her neyse, bir süre sonra sizi pişman edebilir. Ve o bir süre sonrası malesef çok geç olacaktır...
Son sözüm: dövme yaptırdıkça yaptırası gelir insanın, şahsen zamanında ben kendimi çok zor tuttum ki hala da tutmaya devam ediyorum. Bu bir roller coaster’a (hız trenine) binmeye benzer. İlk defa bineceksinizdir. Kuyruğa girer ve sıranın size gelmesini beklersiniz, çok korkarsınız “binsem mi? binmesem mi? “. Genelde hepimiz son kararımızı binmekten yana kullanmışızdır ve bunu tecrübe etmiş olan herkesin de bildiği gibi, bindikçe binesi gelir insanın. Dövme yaptıracaksanız lütfen “neden yaptırdığınızı” ve “ne yaptırdığınızı” çok iyi düşünün çünkü geri dönüşü çok zor hatta kimi zaman olmuyor bile. Aslına bakarsanız o saf, temiz, tamamen size ait olan vücudunuza sahip olduğunuz için mutlu olmalısınız. Bir dövmem olmasına rağmen bunu söyleyebiliyorum; eğer şimdiye kadar hiç dövme yaptımadıysanız; bedeninizin şimdiye kadar sahip olduğunuz ve olacağınız en muhteşem şey olduğunu unutmayın. Onu bir dövmeyle kirletmeniz çok da gerekli değil aslında...
Peki ya ben? Bu, benim başka dövme yaptırmayacağım anlamına mı geliyor? Hayıırrrr!!! Battı balık yan gider :o)
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
BU
YAZILAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
|
|
|
|